reklam
Bugun...
O iddia gündeme gelmişti... Sakarya'daki patlamada yeni gelişme
Tarih: 06-07-2020 18:59:00 + -


Sakarya'da bulunan havai fişek fabrikasındaki patlamada ilk belirlemelere göre; "saldırı ve sabotaj" izine rastlanmadı.

O iddia gündeme gelmişti... Sakarya'daki patlamada yeni gelişme

O iddia gündeme gelmişti... Sakarya'daki patlamada yeni gelişme

 

Sakarya'nın Hendek ilçesinin Yukarıçalıca mevkisindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen ve yaklaşık 50 kilometre uzaklıktan, kentin birçok noktasından duyulan patlamanın dördüncü gününde yapılan çalışmalar sonucunda patlamada saldırı ve sabotaj izine rastlanmadı.

 

Öte yandan bölgede UMKE, AFAD, polis, jandarma, sağlık ve itfaiye ekiplerinin çalışmaları sürüyor.

 

Korkunç kazada 6 vatandaşımız hayatını kaybederken 1 vatandaşımızı arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.

 

Ne olmuştu?

Hendek ilçesi Yukarıçalıca mevkisinde yaklaşık 15 dönüm üzerine kurulu havai fişek fabrikasında 3 Temmuz Cuma günü saat 11.15'te meydana gelen ve yaklaşık 50 kilometre uzaklıktan, kentin birçok noktasından duyulan patlamalarda 6 kişi hayatını kaybetmiş, hastaneye kaldırılan 117 kişi taburcu edilmişti.

 

1 kişi hala aranıyor

Biri il dışında olmak üzere 5 kişinin tedavisi devam ederken kayıp 1 kişiyi arama çalışmaları sürüyor.

 

Patlamaya ilişkin gözaltına alınan 4 kişinin ise jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

 

Patlamada hayatını kaybedenlerden Havva Çelik, Sebahattin Tepeçınar ve Halis Yılmaz'ın cenazeleri toprağa verilmişti.

Sri Lanka'da koronavirüsten yaşamını yitiren Müslümanların, toprak ve içme sularına virüs bulaşabileceği gerekçesiyle zorla küstahça yakıldığı ortaya çıktı. Müslümanlar, ölülerinin gömülmesi mümkünken, dini inançlarına aykırı olarak yakıldığını ve bunun 'yeni bir ayrımcılık türü' olduğunu söyledi.

 

  

Yeni ayrımcılık türü çıkaran ülkede büyük küstahlık! Ölen Müslümanlar yakılıyor

 

Sri Lanka'da koronavirüsten hayatını kaybeden Müslümanlar, toprak ve içme sularına virüs bulaşabileceği gerekçesiyle zorla yakılıyor.

 

Nüfusun yaklaşık yüzde 10'unu oluşturan ve ülkeye hastalığı yaymakla suçlanan Müslümanlar, ölülerinin gömülmesi mümkünken, dini inançlarına aykırı olarak yakıldığını ve bunun "yeni bir ayrımcılık türü" olduğunu söylüyor.

 

BBC'nin haberine göre; Yüksek Mahkeme, Müslümanların yakma kararının gözden geçirilmesi için yaptığı başvuruyu 13 Temmuz'da değerlendirmeye başlayacak.

 

'Bizi köpek gibi karantina merkezine götürdüler'

Üç çocuk annesi, 44 yaşındaki Fathima Rinoza, başkent Colombo'da 4 Mayıs'ta Covid 19 şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.

 

Kocası Mohamed Shafeek, solunum güçlüğü çeken Rinoza'nın hastaneye kaldırılmasından sonra, yerel makamların hedefi haline geldiklerini söyledi.

 

Shafeek, "Kapımıza polis memurları ve askerler geldi. Bizi dışarı çıkardılar ve her yeri ilaçladılar. Çok korktuk ama bize hiçbir şey söylemediler. Üç aylık bebeğe bile test yaptılar ve bizi köpek gibi karantina merkezine götürdüler" dedi.

 

Geceyi burada geçiren aile ertesi gün iki hafta dışarı çıkmamaları söylenerek eve gönderildi.

 

Sonra, Rinoza'nın hastanede öldüğü haberini aldılar.

 

'Zorla kağıt imzalattılar'

Rinoza'nın yetişkin oğlundan hastaneye gelerek annesini teşhis etmesi istendi. Oğluna annesinin ölümünün Covid-19'la bağlantılı olması nedeniyle cenazeyi alamayacakları söylendi. Aile, İslam'da cenazelerin toprağa verilmesi gerekmesine rağmen, cenazenin yakılması için zorla kâğıt imzalattırıldığını anlattı.

 

Shafeek, "Oğluma, test için annesinin bazı organlarının alınacağını söylediler. Koronası varsa organları neden alıyorlar?" dedi.

 

Rinoza'nın ailesi ve ülkedeki diğer Müslümanlar, cenazeler gömülebilecekken yakıldığını ve dini haklarının ihlal edildiğini, nüfusun çoğunluğunu oluşturan Sinhala toplumunun ayrımcılığına maruz kaldıklarını söylüyor.

 

Yüksek Mahkeme, yakma kararına itiraz için Müslümanların verdiği bir dilekçeyi kabul etti. Davanın ilk oturumu gelecek hafta yapılacak.

 

Ülkedeki Müslümanlar, Nisan 2019'da radikal İslamcı militanların, Colombo ve doğu bölgelerindeki otel ve kiliseleri hedef alan saldırılarından sonra damgalandıklarını ve toplum içinde kötü görüldüklerini söylüyor. Saldırılarda 250'den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

 

Sri Lanka'da 31 Mart'ta ilk kez bir Müslümanın koronavirüsten öldüğünün açıklanmasından sonra, bazı basın-yayın kuruluşları açıkça Müslümanları virüs yaymakla suçladı.

 

Ülkede hastalıktan şimdiye kadar sadece 11 kişinin öldüğü açıklandı. Müslümanlar dahil ölenlerin tümü yakıldı.

 

'WHO'nun tavsiyelerine uyuyoruz'

Hükümetin baş epidemiyolojisti Dr. Sugath Samaraweera, BBC'ye koronavirüsten ölenlerin yakılmasının hükümet politikası olduğunu, çünkü cenazelerin gömülmesi halinde toprağa ve içme sularının virüs geçebileceğini öne sürdü.

 

Dr. Samaraweera, uzman tavsiyesiyle hareket eden hükümetin ölen kişilerin dinlerini ne olursa olsun yakılması kararı aldığını belirterek "Dünya Sağlık Örgütü tüm dünya için tavsiyeler yayımlıyor. Bu tavsiyelere uymak ya da ülkemize uyarlamakla yükümlüyüz" dedi.

 

Eski Bakan ve Sri Lanka Müslüman Kongresi Partisi yöneticilerinden Ali Zahir Moulana ise "Cenazelerin toprağa verilmesinin kamu sağlığına tehdit oluşturabileceğine dair bilimsel bir kanıt varsa kuralı her koşulda kabul etmeye hazırız" dedi.

 

Ancak Moulana, kararın bilime dayanmadığını öne sürdü ve "hükümetin karanlık bir gündemi" olduğunu savundu.

 

Dünya Sağlık Örgütü ölülerin gömülebileceğini söylüyor

 

Dünya Sağlık Örgütü'nün Mart'ta yayımladığı genelgede koronavirüsten ölenlerin yakılabileceği ya da gömülebileceği belirtiliyor ve yer altı sularına bir riskten söz edilmiyor.

 

Rinoza'nın öldüğü gün, Abdul Hameed Mohamed Rafaideen adlı 64 yaşındaki başka bir Müslüman, Colombo'da kız kardeşinin evinde hayatını kaybetti.

 

Küçük oğlu Naushad Rafaideen, BBC'ye aynı gün Sinhala toplumuna mensup bir komşularının da öldüğünü söyledi.

 

Seyahat sınırlamaları nedeniyle yerel polis yetkilileri, aileden komşularının cenazesini de alarak hastaneye getirmelerini istedi.

 

Morgda Rafaideen'e Covid-19 riski nedeniyle babasının cenazesine dokunamayacağı söylendi. Rafaideen, ölüm nedeninin koronavirüs olup olmadığının kesin olmadığını söylüyor.

 

Okuma yazması olmayan Rafaideen'den, babasının cenazesinin yakılmasına izin verdiğini gösteren bazı kağıtlar imzalaması istendi. Rafaideen reddetmesi halinde neler olabileceğini bilmediği için kağıtları imzaladığını, komşularına ise cenaze töreni yapma izni verildiğini söyledi.

 

Babasının cenazesi yakılırken krematoryuma Rafaideen ve ailenin sadece birkaç üyesine gelme izni verildi.

 

'Biz Müslümanlar ölülerimizi yakmayız'

Shafeek, ölümünün üzerinden yaklaşık altı hafta geçmesine rağmen karısının koronavirüs testinin gerçekten pozitif çıktığından hâlâ emin değil ve "Fakat emin olduğum bir şey var. Biz Müslümanlar, ölülerimizi yakmayız" diyor.




Kaynak: TÜRKİYE HABER GRUBU

Editör: TÜRKİYE HABER GRUBU turkiyehabergrbu.com

Bu haber 51 defa okunmuştur.

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ